Pazar, Haziran 21, 2009

Uyanışımın üzerinden 24 saat geçmiş. Gözlerimi güçlükle açık tutabiliyorum. Yüzlerce insanla birlikte metrobüs bekliyorum. Ama şanslıyım, en ön sırada bekliyorum. Şansım biraz daha yardım ederse metrobüs kapısı önüme gelicek şekilde duracak ve ben de oturma şansını elde etmiş olacağım. Ve evet işte geliyor, hadi biraz daha, tüh bir metreyle kaçırdım. Ama olsun araya kaynayabilirim hala oturma şansım var. Oturmam gerekiyor çünkü uyumak üzereyim. İşte bu kadar içerdeyim ve hala boş koltuklar var. Nereye otursam acaba diye aptal aptal bakınıyorum. Ve ben henüz düşünme evresini tamamlayamamışken insanlar karar verip oturdular bile. Artık gönül rahatlığıyla aptallığımı tescilletebilirim.