Çarşamba, Aralık 23, 2009
Pazartesi, Aralık 21, 2009
Penguen olsam, kutupta yaşasam, saçma sapan yürüsem, üstümden uçak geçse, uçağa bakarken sırtüstü düşsem, düştüğüm yerde kutup ayısı olsam, altı ay uyusam.
Cumartesi, Aralık 19, 2009
Pazar, Ekim 04, 2009
Salı, Eylül 08, 2009
Pazar, Haziran 21, 2009
Bana bugün "para var her türlü imkan var, her türlü alırım merak etme" diyen hödük. Seni iş sahası dışında yakalamiyim dikkat et. Çok fena sinirliyim çok.
Uyanışımın üzerinden 24 saat geçmiş. Gözlerimi güçlükle açık tutabiliyorum. Yüzlerce insanla birlikte metrobüs bekliyorum. Ama şanslıyım, en ön sırada bekliyorum. Şansım biraz daha yardım ederse metrobüs kapısı önüme gelicek şekilde duracak ve ben de oturma şansını elde etmiş olacağım. Ve evet işte geliyor, hadi biraz daha, tüh bir metreyle kaçırdım. Ama olsun araya kaynayabilirim hala oturma şansım var. Oturmam gerekiyor çünkü uyumak üzereyim. İşte bu kadar içerdeyim ve hala boş koltuklar var. Nereye otursam acaba diye aptal aptal bakınıyorum. Ve ben henüz düşünme evresini tamamlayamamışken insanlar karar verip oturdular bile. Artık gönül rahatlığıyla aptallığımı tescilletebilirim.
Perşembe, Haziran 18, 2009
Salı, Haziran 16, 2009
Cuma, Haziran 05, 2009
Saat sabahın dördü, sokak ortasında üç kişi, elimizde uçamayan bir uçurtma, önümüzde ekip otosu, içinden bize bakan iki polis. Manzarayı siz düşünedurun ben bizzat yaşadım.
Pazartesi, Haziran 01, 2009
Lan sabah bi uyandım akşam saat yedi ( rakamla : 7 ) olmuş. Şaka tabi. Sadece akşam 7.00 ( yazıyla : yedi ) de uyanmayı özledim. Bugün işe sadece 15 dakika geç kaldım. Son iki haftayı gözönüne alırsak 15 dakika büyük başarı. Tabiki işe hergün geç kalmayı alışkanlık haline getirmedim yok öyle bişey, saçma sapan konuşmayın. Ayrıca dahi anlamındaki de ayrı yazılır. Arayın durun şimdi dahi anlamındaki de nerde. Çok fena dağıtırım, bak aaaaa kalırsınız.
Cuma, Mayıs 29, 2009
Hani zamanın geçmesini istersin ama saate baktıkça oha lan daha iki dakka mı oldu dersin,kafanı çevirip uzun bi süre bakmamaya çalışırsın ya; inadına baktım lan bugün. İnat ettim her hareketini takip ettim. On dört dakika boyunca gözlerimi diktim o ince uzun kırmızı şeytanın yavaş yavaş ilerleyişini izledim. . On dört dakikada saatin üzerinde hayali bi slayt show izledim kendi hayatımın karelerini barındıran. (Hayır efendim film şeridi gibi gözümün önünden geçmedi hayatım, burası fotoğrafçı,anca negatifler şeklinde geçebilirdi ama artizlik yaptım slayt show hazırladım kendime). On dönrdüncü dakikada akıl sağlığımı kaybedip bi karede durdurmayı denedim. Durduramadım, sinirlendim, trip attım kalktım gittim. Yanından geçerken ters ters bakmayı ihmal etmedim. Karanlık odaya gittim; karanlıktı. Korkmadım artık alışmıştım. Başkalarının hayatlarına baktım. Negatiflerin üzerinde pozitif kareler gördüm. Negatif elektrik saçtım. Dünyaya geri döndüm, analog saate küsmüştüm dijital saate baktım. Daha çok vardı, kahvemi aldım geçerken analog saate bakmadım, havanı alırsın dedim, balkona çıktım. Havamı aldım.
Bugün kendimi isyerindeki bilgisayarla konuşurken yakalayınca evdeki eşyalarla konuşmaya bi son vermem gerektiğini anlamış bulunmaktayım. Aslında yazıcı da muhabbete katılana kadar herşey normal gibiydi. Bilgisayara dert anlatırken bi anda yazıcıya dönüp oldukça yüksek sesle "sana noluyo yaa" dediğimi farkettiğim an kendime geldim. Akabinde ikisiyle de muhabbeti kesip kendimle konuşmaya başladım. Durumun vehametine o an vardım, evet ben hala yüksek sesle konuşuyodum. Çarpıp kapıyı çıkardım ama kapıyla muhatap olmak istemedim. Böyle böyle olmaz bu işler...
Cumartesi, Mayıs 23, 2009
Çarşamba, Mayıs 06, 2009
Çarşamba, Nisan 29, 2009
Pazartesi, Nisan 20, 2009
Perşembe, Nisan 16, 2009
Çarşamba, Nisan 15, 2009
Salı, Haziran 24, 2008
Kaçış Öyküleri
Bu bir kaçış öyküsü, henüz bir sonu olmayan...
Bir süre senden kaçtım, bir süre kendimden;
Bir süre yazmaktan kaçtım, bir süre okumaktan;
Bir süre uyumaktan kaçtım, bir süre uyanık kalmaktan;
Bir süre konuşmaktan kaçtım, bir süre susmaktan;
Bir süre anlatmaktan kaçtım, bir süre dinlemekten;
Bir süre insanlardan kaçtım, bir süre yanlızlıktan;
Sonunda yaşamaktan kaçmaya karar verdiğimde ölmekten korktum, intihardan kaçtım.
Bir süre senden kaçtım, bir süre kendimden;
Bir süre yazmaktan kaçtım, bir süre okumaktan;
Bir süre uyumaktan kaçtım, bir süre uyanık kalmaktan;
Bir süre konuşmaktan kaçtım, bir süre susmaktan;
Bir süre anlatmaktan kaçtım, bir süre dinlemekten;
Bir süre insanlardan kaçtım, bir süre yanlızlıktan;
Sonunda yaşamaktan kaçmaya karar verdiğimde ölmekten korktum, intihardan kaçtım.
Cumartesi, Mart 29, 2008
Gözümü açtığımda hava çoktan kararmıştı. Gözlerimin karanlığa alışmasını beklerken nerede olduğumu düşündüm. Evimde olduğumu bilmeme rağmen bir an için odamı hatırlayamadım.Yatağımın oda içerisindeki konumunu düşünüp kapının ne tarafta olduğunu hatırlamaya çalıştım.Yavaş yavaş doğruldum yatağımdan.Yine günü uyuyarak öldürmüştüm. Cinayet silahımı temizlemek için banyoya yöneldim. Yüzüme soğuk suyu çarparken geçmiş cinayetlerimi düşündüm. Öldürdüğüm günleri. Aslında günler zaten ölü doğuyordu fakat ben hayat vermeye çalışmadığım için cinayet üzerime kalıyordu. Aynaya baktığımda gözlerimin artık daha yaşlı baktığını farkettim.
Balkondayım şimdi. Yerçekiminin ağırlığına kapılıp kendimi hafifletmeyi düşünüyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
